13 Eylül 2016 Salı

ÖLÜM


 
 
"Akıllı kimse ölümü en çok hatırlayan ve ölümden sonrası için çalışandır." (İbn Mace, Zühd 31)


30 Temmuz 2016 Cumartesi

DERVİŞ VE KUŞ

 

DERVİŞ VE KUŞ

 
Bir gün yaralı bir kuş Süleyman Aleyhisselama gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.

Hazreti Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır. Ve ona sorar;

⁃ Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?

Derviş kendini savunur;

⁃ Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı. Bunun üzerine Hazreti Süleyman kuşa döner ve der ki;

⁃ Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? O sana sinsice yaklaşmamış. Sen hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun? Kuş kendini savunur.

⁃ Efendim ben onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah’tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım.

Hazreti Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister.

⁃ Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın, diye emreder. Kuş o anda;

⁃ Efendim, sakın öyle bir şey yaptırmayın, diyerek öne atılır.

⁃ Neden, diye sorar Hazreti Süleyman. Kuş sebebini şöyle açıklar;

⁃ Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar... Siz en iyisi mi, bunun üzerindeki derviş hırkasını çıkartın... Çıkartın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın.



12 Haziran 2016 Pazar

Beraatını İste

 
 
Beraatını İste
Bir köşeye çekil. Sessizce içine dön.
Ömrü hayatının seyr-ü seferine bak.
Günahlarını, hatalarını ve yanlışlarını hatırla.
Boynunu bük ve beraatını iste.
 
Sadece kişisel günahlarını hatırlama.
Sadece Allah'a karşı yaptığın hataları hatırlama.
Bir de dostlarına, çevrene, yol arkadaşlarına ve ailene yaptıklarını düşün.
Boynunu bük ve af dile.
 
Verdiğin ve tutmadığın sözleri düşün.
Gittiğin ama dönmediğin yolları düşün.
Aldığın ama vermediğin emanetleri düşün.
Dizini bük ve beraatını iste.
 
 
Sevenlerini ama sevmediklerini hatırla.
Görenleri ama görmediklerini bil.
Ses verenleri ama duymadıklarını düşün.
Bir köşeye bükül ve beraatını iste.
 
Hayatın hikmetini kaçırdığını öğren.
Yaşamın manasını unuttuğunu gör.
Var olmakla, yok olmak arasındaki derinliği kavra.
Sonra tüm bunları hissetmediğin için beraatını iste
 
Ne uğruna ve ne amaçla yaşadığına şaşır.
Hayalin neydi, gerçeğin nedir, bir bak?
Menziline hayıflan, gittiğin yoluna şaşır.
Sonra diz çöz, affın için yalvar.
 
Kavgalarını hatırla cesurca.
Meydanlarda kol kola girdiğin dostlarını an.
Yürüyüşün kutlu lezzetini, muhteşem huzurunu hatırla.
Sonra saptığın o yoldan geri dönmek için beraatını iste
 
Durma, gecenin her vaktini değil, gündüzü de hatırla
Bir kandil akşamını değil, her seheri ve her grubu,
Sadece günleri değil, ayları yılları hesap et.
Ve sonra kapan secdeye, bir davan olduğunu hatırla beraatını iste
 
Toprağa bas, suyu tat, çiçeği kokla
Dağların özgürlüğünü, gökyüzünün derinliğini hisset
Çağlayan nehirlere selam et, denizlere dökül beraber
Geldiğin yeri, toprak anayı unuttuğun için, beraatını iste.
 
Dostunu ara, yarenini ara, aileni ara.
İhmal ettiğini söyle, sevdiğini söyle onlara.
Yol arkadaşını ara, kardeşini ara, yolda kalmışı ara.
Bir büyük hikayenin parçası olduğunu unuttuğunu söyle.
Af dile, özrü dile, sevgili dile, gönül dile.
 
Sanma ki bir kapı var, bir dergah var.
Sanma bir gece var, bir gün var.
Sanma bir kandil var, bir Berat var.
Sanma sadece söz var, kalbinden söyle, beraatını iste.

Ali Nur Kutlu


 Fe raset: Allah'ın nuruyla bakmak Ebû Hüreyre"den (ra) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Mümin, bir del...